İşe iade davası dilekçe örneği



T.C. BAKIRKÖY …. İŞ MAHKEMESİ
SAYIN HÂKİMLİĞİ’NE

DAVACI                     : İsim - soy isim  (TC:..................)
                                    ................................................... Bakırköy-İstanbul
VEKİLİ                       : Av. Erdem YILDIZ
                                     Mecidiyeköy Mah. Lati Lokum Sok. No:21/3 Şişli-İstanbul
DAVALI                      : .................................... A.Ş.
                                     ......................................     Yeşilköy/İstanbul
KONU                         : İşe iade talebidir.

AÇIKLAMALAR   : Davacı müvekkil ....................... tarihinden beri, davalı şirkette ..............................olarak çalışmıştır. Davalı tarafça davacı müvekkilin iş akdi ................... tarihinde hiçbir haklı ve geçerli sebep gösterilmeksizin feshedilmiştir.(EK-1 Fesih bildirimi örneği)

Davalı işveren kurumsal bir şirket olup, fesih bildiriminin yapıldığı tarihte 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca, müvekkilin, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli olan, işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması şartı huzurdaki dava bakımından mevcuttur.

DAVALI İŞVEREN, DAVACI MÜVEKKİLİN İŞ AKDİNİ KÖTÜ NİYETLİ ŞEKİLDE HİÇBİR YASAL GEREKÇE GÖSTERMEDEN HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE FESHETMİŞTİR. 

Davacı müvekkil tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak.................. tarihli fesih bildirimini tebellüğ etmiş olup, davalı tarafça ne sözlü ne de yazılı olarak tebliğ edilen fesih bildiriminde herhangi bir bilgilendirme ve açıklama yapılmadan, davacı müvekkilin iş akdi 4857 sayılı iş kanunu m.18 uyarınca, piyasadaki daralma ve iş kaybı bahane edilerek geçersiz şekilde feshedilmiştir. Davacı müvekkilin iş akdinin sonlandırıldığı fesih ihbarnamesi yasa ve Yargıtay kararlarının aksine açık olmayıp, yazılı gerekçeden yoksundur.

Davalı şirketçe feshin son çare ilkesi olması hiçbir şekilde değerlendirilmemiş olup, davacı müvekkile herhangi bir başka pozisyonda ya da işveren kuruma bağlı başka bir işletmede çalışması teklif dahi edilmemiştir.  Davalı şirketin bir çok ilde ve İstanbul'da işletmesinin olduğu bilinmekte olup, davalı kurum tuhaf bir biçimde başkaca önerilebilecek başka kadro olmadığını fesih ihbarnamesinde haksız ve kötü niyetli şekilde beyan etmiştir.

DAVALI KURUM HİÇBİR ŞEKİLDE ZARAR ETMEMEKTE OLUP, SATIŞ ve GELİRLERİNDE ARTIŞLARIN DEVAM ETTİĞİNİ YAYINLAMIŞ OLDUKLARI BÜLTENDE AÇIKLADIĞI GİBİ;  İLAN SİTELERİNDEN, KENDİ BÜNYESİNDE ÇALIŞTIRMAK ÜZERE İSTİHDAM ve İŞE ALIMLARA DEVAM ETMEKTEDİR.
..............

Piyasadaki daralma ve iş kaybı olan şirketin işe alım yapması ne kadar hayatın olağan akışına ve feshin son çare olma ilkesine uygundur? Sayın Mahkemenin takdirine bırakıyoruz. Hal böyleyken davalı şirketin ekonomik anlamda zarar etmesi bir yana karlılığını arttırdığını açıklaması, davacı müvekkilin iş akdinin feshinin tutarsız ve hukuka aykırı gerekçeyle feshedildiğini kanıtlamaktadır. (EK-3 Davalı şirkete ait yeni tarihli iş ilanları)


Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/9-272 E ve 2010/276 K sayılı 02.06.2010 tarihli kararında açıkça belirtildiği üzere “Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığını ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında iş görme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi – feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.”denmektedir. Davalı işverenin keyfi ve ölçülülükten uzak toplu işçi çıkarımı kabul edilemez olup, Sayın Mahkemece davalı kurumun işletmesel kararın var olup olmadığı denetlenmeli ve geçersiz sebeple yapılan iş akdinin feshine istinaden davacı müvekkilin işe iadesi gerekmektedir.
 
Davacı müvekkil, iş akdinin fesih tarihine kadar hatasız, eksiksiz ve işine kendisini vererek çalışmış olup, davacı müvekkilin bugüne kadar iş yerinde herhangi bir uyumsuz ve işin devamlılığını bozacak davranışı olmadığı gibi, davalı işverence kendisinden herhangi bir savunma da alınmamıştır. İş Kanunu’nun 19. Maddesinin ikinci fıkrasında, iş akdinin işçinin davranışları veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilebilmesi için savunmasının alınması zorunlu kılınmıştır. Davacı müvekkilin savunması hiçbir surette alınmamıştır.
Yapılan haksız ve hukuka aykırı feshe ilişkin tanık listemizde yer alan ve davacı müvekkille aynı dönem, aynı iş yerinde bordrolu çalışmış mesai arkadaşlarının gerektiği takdirde Sayın Mahkemece tanık olarak dinlenmesini talep etmekteyiz.
Sonuç olarak, davalı tarafça davacı müvekkilin iş akdinin haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedilmesi, feshin son çare ilkesi olmasının hiçbir suretle dikkate alınmaması, yine yapılan fesih bildiriminin gerekçesinin yazılı olarak açık şekilde bildirilmemesi ve Sayın Mahkemece tarafından resen gözetilecek nedenlerle, davacı müvekkilin iş akdinin geçersiz ve haksız sebeple feshedildiğinin tespiti ve işe iadesi amacıyla huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLER           : 4857 Sayılı İş Kanunu, 6100 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuat.

DELİLLER                             :
1.        Davacı müvekkile ait personel özlük dosyasının ve maaş bordrolarının davalı kurumdan celbi
2.        Davacı müvekkile ait SGK kayıtlarının ilgili SGK Müdürlüğü’nden celbi
3.        Tanık. (Tanık isim ve adresleri gerektiği takdirde bildirilecektir)
4.        Bilirkişi, keşif, yemin, her türlü yasal delil ve karşı tarafça sunulan delillere mukabil delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla arz olunur.

SONUÇ VE İSTEM           : Yukarıda açıkladığımız ve re’sen gözetilecek nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile;
1.   Davacı müvekkilin iş sözleşmesi feshinin geçersizliğinin tespitiyle işe iadesine,
2.   İşverenin davacı müvekkili işe başlatmaması halinde, davalı tarafça iyi niyetten yoksun fesih de göz önüne alınarak 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine,
3.   Kararın kesinleştirilmesine kadar çalıştırılmadığı süreler için davacı müvekkile 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesine,
4.   Tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

 
SAYGILARIMIZLA
DAVACI .......
VEKİLİ
Av. Erdem YILDIZ





X